Hurriyet

29 Ekim 2010 Cuma

Aidiyet

Bir yabanciyla evli olmamdan dolayi en cok karsilastigim soru su: "Nasil yabanciyla evlilik, daha mi kolay daha mi zor?" Cevap verilmesi o kadar guc bir soru ki, bu soru karsisindan genelde net bir cevap veremiyorum. Evlilik her yerde ve her kosulda evlilik: Tatlisiyla, acisiyla hayati paylasip gidiyorsun iste. Sanirim soru soyle sorulmali: "Sana ait yerde buyumemis, sana ait aliskanliklari olmayan, yani "senden" olmayan biriyle evlilik nasil?" Iste o zaman durum farkli. "Bana ait" olan yerden gelmeyen, yani "otekilerden biri"yle evlilik benim acimdan su ana kadar oldukca renkli gecti. Tam olarak bilmedigim, cat pat konustugum ve ogrenmek icin can attigim yeni bir dil -Ispanyolca-, bana ait olmayan ancak benim obur yarimin dogup buyudugu bir ulke, farkli isimler, farkli yasamlar. Ama en guzeli de ikimizin karisiminin meyvesi cocuklarimiz.

Biz bir dili ogrenmek icin senelerimizi vermisken bu cocuklar daha ilkokula baslamadan 2 dil konusuyorlar. Benim icin tek ve sadece tek "ev" Gaziantep iken bu cocuklar sadece tek bir sehri degil koskoca 2 ulkeyi evleri gibi bellemis durumdalar. Biz cocukken okulda veya sokakta yabanci birini gordugumuzde merakla (ve biraz da aval aval) bakarken bu cocuklar 5-6 degisik milletten gelen sinif arkadaslariyla hergun ders yapmakta.

Iste tam bu noktada kendimin ve cocuklarimin aidiyet durumunu sorgulamaya basladim. Biz nereye aitiz?Once bir korku sardi icimi. "Aman Allahim, yoksa artik kendimi bir yere ait hisstemiyor muyum? Ya bu cocuklarin "ev" diyecek bir yerleri olmazsa?" Daha sonra farkina vardim ki cocuklarin "ev" dedikleri yer anneyle babanin oldugu yer,en azindan belli bir yasa kadar. Cunku onlar anneyle babanin kollarinda sevgiyle tanisiyorlar, simariyorlar, agliyorlar, uyuyorlar. Etraflarindaki diger insanlar ve bulunduklari sehir onlar icin henuz ikinci planda. Bir bakiyorum ben ne zaman mutluysam onlar da neselenip kosturmaya basliyorlar ve ne zaman biraz suratim asilsa onlar da hemen durgunlasiyorlar. Dolayisiyla farkina vardim ki onlar kendileri icin yarattigimiz dunyanin icinde oldukca mutlu ve mesutlar. Aidiyet duygusunu asil kaybetmekte olan benim. Yillardir degisik ulkelerde yasamaktan ve tabi ki yabanci biriyle evli olmaktan geriye donup arkamda biraktiklarimi ozleyecek kadar bile vaktimin olmadigini gormek bazen beni urkutuyor. Hayati dort nala yasamak ve belli bir ulkenin sinirlari icinde kalmadan tum dunyayi "ev" diye tanimlamak bir yerden sonra "ev" mefhumunu yitirmeme sebep oluyor. Ve ben tum dusuncelerle bogusurken esim geliyor ve diyor ki: "Askim bugun Dubai'den bir is teklifi aldim, ne dersin, gidelim mi?!!!!!"

Bugunlerde tek bir duam var, o da su: "Allah'im once saglik, sonra da bize bizim icin en dogru olan yolu bulmamiz icin akil-fikir ver. Amin :)"

Su andaki evim Viyana'dan opucukler :D

Aydede

Hiç yorum yok: