Hurriyet

8 Ocak 2011 Cumartesi

Herseye ve Herkese Muhalifim, Elimde Degil

Gazeteleri internetten okumaya bayiliyorum. Hem pratik hem de interaktif. Internet gazetesi canli, surekli devinim halinde, insanlar sanal ortamda birbirleriyle konusuyorlar. Artik yeni haber basliklari icin bir sonraki sabahi beklemeye gerek yok. Bir tikla dunyadaki tum degisiklikler aninda ekraninizda. Internette gazete okurken once haberin kendisini okuyorum, sonra da habere yapilan yorumlari okuyorum. Aslinda bana en ilginc gelen de yapilan bu yorumlar. Bu yorumlari okuyunca ayni havayi soludugum bazi insanlarin dusunce olarak aslinda nasil benden milyonlarca kilometre uzakta oldugunu hayretle fark ediyorum. Bunu benim dusuncelerim daha iyi ya da daha kotu anlaminda soylemiyorum, sadece ne kadar farkli oldugumuzdan bahsediyorum.

Ornegin su habere bakalim:

Haber: Erdogan'in Kars ziyaretinde yaptigi konusma: "Ak Parti gelene kadar dogalgaz yok muydu dunyada? Benim Kars'taki hanim kardesim tezek yakiyordu, 5 kat apartmanin dibinden komur tasiyordu. Kulu, kokusu, pisligi. Medeniyet bu, modern olmak bu, insanca yasamak bu. Ak Parti size bunlari getirdi."

Bu haber hakkinda bir okuyucunun baska bir okuyucuya yorumu: "Zavallim, oturmus internetin basina, isi gucu hukumeti karalamak. Ey dost! Cik disariya, gelismeleri gor! Ulkem gelistikce siz neden karalar bagliyorsunuz?"

Ben boyle bir haberi ve de ardindan hukumete toz kondurmamacasina yapilan yorumu okuyunca aklima ilk olarak Ankara ve modernligin tanimi geliyor. Benim bildigim 15-20 yil onceki Ankara cok daha sirindi. Her yer anlamsiz bir sekilde alt ve ust gecitlerle ve de adim basi karsiniza cikan manasiz havuzlarla donatilmamisti. Hukumeti oven bu arkadasin yorumuna bakinca modernligin tanimi nedir diye dusunuyorum. Modernligin tanimi daha fazla yesillik, daha az araba, sehrin icinden sehrin disina tasinmis uretim tesisleri ve sonuc olarak daha temiz bir hava. Modernligi herkesin kendine gore tanimlayabilecegini de dusunmuyorum, bence modernlik boyle birsey olmali.

Koru korune taraf tutamam ben, dogam musait degil buna. Karsilastigim olaylarda olayin her yonune bakmadan fikir yurutemem. Sag gozumu kapatip, olaya sadece sol gozumle bakarsam eksik kalirim. Taraf tutmak fanatizmin ilk adimidir bana gore. Taraf tutanlar muhalefet sanslarini da bastan yitirirler. Cunku taraf olmak demek bir anlamda tuttugunuz tarafin yaptigi yanlislari gormemek veya sineye cekmek demektir, dolayisiyla elestiri yapma hakkiniz tamamen elinizden alinir.
 
Peki taraf tutmadan bu dunyada kendimize nasil bir yer edinecegiz, kendimizi nasil ifade edecegiz diye sorabilirsiniz. Sen hic mi taraf tutmuyorsun, hep oraya buraya savruluyor musun diye de sorabilirsiniz. Hayir, savrulmuyorum. Kendi dogrularim isiginda karsima cikan olaylari ve insanlari bir butun olarak degerlendiriyorum. Yani olaylarin ve insanlarin sadece tu kaka taraflarina odaklanmak veya yaptiklari guzel isleri yerlere goklere sigdiramamak yerine bunlarin artilarinin ve eksilerinin hepsine bakiyorum. Artilari eksilerine agir basiyorsa bu olayi veya insani destekliyorum, ancak eksilerini de her zaman aklimin bir kosesinde tutuyorum ve de gerekirse zaman zaman hatirlatiyorum. Yani gozumu karartmiyorum, karartamam.
 
Bu baglamda, ornegin AKP'ye baktigimda ideolojik olarak bana hicbir sekilde hitap etmeyen bir siyasi parti goruyorum. Ancak partinin basinda Erdogan gibi lider yonu kuvvetli, mukemmel bir orgutcu ve akilli bir baskanin bulunmasinin AKP ve yer yer Turkiye icin olumlu oldugunu dusunuyorum. Ama genel anlamda eksileri artilarindan daha agir bastigi icin secimlerde bu partiye oy vermiyorum, cunku bu partinin genel ideolojisine ve ozellikle dini siyasi soyleminin belkemigi yapmasina muhalifim. Bunun yaninda oy verdigim parti CHP'ye bakiyorum, onunla da ilgili muhalif oldugum bircok nokta var, hatta sayi olarak belki daha fazla. Bir turlu orgutlenememesi, icindeki curuk elmalari ayiklayamamasi, insana "yok artik" dedirtecek komik hatalara imza atmasi (parti baskaninin secimlerde oy kullanamamasi gibi) ve bunun gibi daha bircok sikayetim var. Ancak partinin temel felsefesi benimkiyle ortustugunden ve de surdurmek istedigim hayat tarzina daha yakin bir cizgide durdugundan, muhalif de olsam, yillardir bu partiye oy veriyorum.
 
Evrensel dogrulara inaniyorum ben. Zamana ve sartlara gore uretilmis, sadece bir grup insanin cikarlarini gozeten sistemler bende otomatikman muhalif duygular uyandiriyor. Kendimi herhangi bir dini gruba %100 ait hissedemiyorum. Cunku biliyorum ki tum dinler ayni kaynaktan geliyor, birini kabul edip otekini reddetmek bana rasyonel gelmiyor. Kendimi %100 CHP'li olarak gorup diger partilere topyekun tu kaka da diyemiyorum. Cunku biliyorum ki onlar da ulkemizi en az benim sevdigim kadar seviyorlar. Farkimiz, sevgimizi ifade edis tarzimizda ve kullandigimiz yontemlerde. Hayatta koru korune taraf oldugum tek konu var, o da .........................................................................................................................
 
FENERBAHCE!
 
Dunyayi hem sag hem de sol gozunuzle, doya doya seyretmeniz dilegiyle.
 
Viyana'dan sevgiler, selamlar :D
 
Aydede   
 
 

4 yorum:

deniz dedi ki...

Nil merhaba,

Yazılarını keyifle okuyorum yazmaya ara vermeden devam etmelisin.Aslında bana ilham olmuyor da değil hani.Birçok konudaki görüşlerin paylaşılmayacak gibi değil,hayata karşı sorumluluğun etkileyici. Yazılarını okurken konuşuyormuşuz gibi hissediyorum oysa ki aynı sınıfta hiç denecek kadar az konuşmuşuzdur.Çok uzaklardan olsa da gönderdiğin frekanslar için teşekkürler bir gün mutlaka sohbet edebilmeyi isterim.O gün çocuklarımızı nasıl büyüttüğümüzü de paylaşırız.Selamlar sana ve tüm ailene.

Bu arada ne zaman hoşgeldin diyeceğiz.

Deniz.

Aydede dedi ki...

Merhaba Deniz,

Guzel mesajin icin cok tesekkurler. Evet, bir araya gelmeyi ben de cok isterim. Yazilarimi begendigine sevindim, insanlarla iletisim kurmak bana yalniz olmadigimi hissettiriyor. Iyi geceler, sevgiler.

AYTUTUCU dedi ki...

Nil merhaba,

Galiba bizim kuşak çok arada kalmış...ben de ne statükocu CHP'ciyim, ne de AKP...ikisinin de doğruları var ancak ne yazık ki türkiyedeki gelir dağılımında uçurum artıyor. Türkiye'nin sorunu bayağı da sosyolojik aslına bakarsan. bir tarafta giderek artan bir tüketim var...diğer tarafta ise evine her gün alım gücü azalan bir kitle...türkiyeyi asıl bekleyen tehlike budur; ki bana sorarsan herşey ekonomiktir. eğer ülkedeki herkes mutlu ve ekonomik olarak gelir dengeli olarak dağılıyorsa , hiçbir sorun olmayacağını düşünüyorum.

Takipteyiz.

hoşgeldin. 85-2010'u kaçırdık GAL olarak... 92-2012 organizasyonu yapılabilir, her ne kadar lisem GAL değilse de )

çocuklara ve eşine sevgi/saygı...

Aydede dedi ki...

Hakan selam!

Guzel mesajin icin cok tesekkurler. Herseyin kokeninde ekonominin yattigina ben de can-i gonulden inaniyorum. Yorumlarini dort gozle bekliyorum. Selamlar, sevgiler :)