Hurriyet

11 Şubat 2011 Cuma

Iyimser misin? Kotumser misin?

Iyimserlik ve kotumserlik dogustan mi belirlenir yoksa sonradan ogrenilir mi? Bence her ikisi de gecerli. Burada iyimserlikle Polyanacilik arasinda fark oldugunu belirtmeden gecemeyecegim. Iyimser insanlar bardagin dolu kismini gorebilen insanlardir, ancak Polyanalar bardagin bos kismina bakar ve onu dolu sanarlar. Iyimser ve kotumser insanlar arasindaki farklari asagida listelemeye calistim, sizin de bu listeye eklemek istediginiz noktalar varsa lutfen bana yazin: 


Kotumser insanlar - bardagin hep bos kismini gorenler:

1. Farkindaliklari yoktur. Bardagin dolu kisminin farkinda degillerdir veya bunu gormezlikten gelirler.
2. Ellerindekiyle yetinmeleri cok zordur. Hep daha fazlasini ister ve beklerler. Ellerindekilerin degerinin ve oneminin farkina varmalari icin onlari kaybetmeleri gerekir.

3. Kotumserlerin sanssizlardan en buyuk farki zaman zaman da olsa sansin yuzlerine gulmesidir. Ancak sansli olduklari donemlerde bile hayiflanacak birsey bulurlar.

4. Kotumserler, bir sanssizlik veya felaketle karsilastiklarinda hemen yerle bir olurlar ve yardima muhtac hale gelirler. Baslarina gelen sanssizlik ve felaketten siyrilmayi becerseler bile hayata kaldiklari yerden devam edebilme gucunu kendilerinde bulamazlar.


Iyimser insanlar - bardagin hep dolu kismini gorenler:

1. Farkindaliklari yuksektir. Bardagin bos kisminin farkindadirlar, ancak ellerindekilerin degerini cok iyi bildiklerinden genelde bardagin dolu kismina odaklanirlar.

2. Ellerindekine sukretmeyi bilirler.

3. Iyimserlerin Polyanalardan en buyuk farki, yukarida da dedigim gibi, bardagin bos kisminin tamamen farkinda olmalaridir. Yani Polyanalar'da varolan  "kaderci mutluluk"  iyimserlerde yerini  "hayattan bilincli bir sekilde memnun olma"  haline birakir.

4. Iyimserler, baslarina gelen sanssizlik ve felaketlerden siyrilmayi becerebilirlerse kisilikleri daha da guclenmis olarak yollarina devam ederler. Sanssizliklar ve felaketler karsisinda asla yelkenleri suya indirmezler, soylenmek yerine savasmayi tercih ederler.


Keske herkes iyimser olabilse, degil mi? Ancak bu cok zor. Iyimserlik ve kotumserlik dogustan karakter yapisiyla gelebildigi gibi sonradan da olusabiliyor. Ornegin genc ve iyimser bir kadin anne oldugunda cocuklarina isik sacar, onlara dunyadaki herseyi en parlak tarafindan gosterebilme yetisine sahiptir. Ancak ayni kadin yaslilik doneminde yillarin getirdigi birikimler ve yorgunlukla birlikte tamamen kotumser bir insana donusebilir. Veya etrafinizdaki kotumser bir arkadasinizi dusunun. Gencliginde herseyden sikayet eden ve bardagin hep bos tarafini goren bu arkadasiniz yaslilik caginda ellerindekinin degerini anlayarak daha doyumlu ve iyimser bir insana donusebilir.

Bana kalirsa iyimserlik ve kotumserlik ruh halini beynimizi egiterek kontrol altina alabiliriz. Ancak bu cok da kolay bir surec degil. Insanin hayati boyunca basina, kendi elinde olmayan, bircok olay gelebilir. Bu olaylar ne kadar pozitifse insanin da iyimserligini korumasi o kadar kolay olur. Ancak olaylar cogunlukla negatifse, insanin uzerinde kotumser olmasina sebep olacak baskici bir kuvvet olusur.

Sence sen hangisisin? Iyimser mi? Yoksa kotumser mi?

Sevgiler,

Aydede

2 yorum:

deniz dedi ki...

İyimserim,

hayatının odağına mutluluğu koyan birisi olarak çok az kötümser olduğumu düşünüyorum.Ama iyimser olmak kadar, az da olsa kötümser olmanın gerekliliğine inanıyorum.Sahip olduklarımızın değerini nasıl anlatabilirdik yoksa,nasıl gösterebilirdik bardağın dolu tarafının güzelliğini çocuklarımıza.En güzel dileklerimiz dilsiz kalırdı, ifade edilmezdi,hayalsiz bir yaşamı düşünmedim hiç.

İyi olacak iyi. güzel günler bekliyor bizi.

Sevgili Nil, sevgililer gününü kutluyorum.Görüşmek üzere.

Deniz.











Sevgiler.

Aydede dedi ki...

Kotumserlik bende alerji yapiyor sanirim :) Tabi bu durum zaman zaman ayaklarimi yerden kesmiyor desem yalan olur. Ozellikle cocuklarla birlikte insan yere inmeye basliyor. Ancak icerideki cocuk hep cocuk kaliyor :D